11 Kasım 2010 Perşembe

Kürk ve Deri Modası 2011

Asla vazgeçilemeyen Kürk ve Deri,

Geçen yıllarda fazla frapan bulduğumuz ve sadece gece programları için aklımıza gelen deri, ilerleyen teknolojiyle birlikte güncel hayatta da rahatlıkla kullanılabiliyor.

İncecik dokuya sahip bir deri etek veya pantolonla havalı bir şıklık yaratırken, doğal materyalin konforunu da sürebilirsiniz.


Bu arada, aleyhindeki tüm söylemlere rağmen, sunduğu lüks hissi ve sıcaklıkla gündemimizden düşmeden kürk de çizmelerden çantalara kadar her yerde karşımıza çıkıyor.Bu trendi uygularken fazla ağır görünmek istemiyorsanız, minik bir kürk yeleği spor jean'inizle birleştirmenizi öneririm.


Kürk ve Deri Hakkında Öneri

  • Kürk ve derinin birlikte kullanıldığı gece çantaları kış sezonunun hit parçalarından; bir tane edinmekde fayda var.
  • Daha modern ve taze bir görünüm için kürk manto yerine minik bir kürk etol veya cape seçebilirsiniz.

  • Yakaları ve kol kenarları kürkle hareketlendirilmiş parçaları, sezon geçişlerinde de rahatlıkla kullanabilirsiniz.
  • Modası hiç geçmediği ve kullanıldıkça güzelleştikleri için, deri ceketler de yatırım yapılacak parçalar arasında.

10 Kasım 2010 Çarşamba

Obika Mozzarella Bar Kanyon'da

Dün akşam Kanyon'da ''Kanyon yeni yıldızını açıklıyor'' etkinliğinde Bedük konseri vardı ve Kanyon'un yeni yıldızı kim diye merak edenler Radyo Virgin'in cam stüdyosu karşıladı...Sabah erken saatlerden itibaren Geveze ve akşam da Bay J programlarını artık oradan yapacakmış.


Kanyon
üst katta yemek yiyecek yer bakarken bir de baktım karşımda Obika Mozzarella Bar. Bu ay içersinde de açılacakmış. İçeride hummalı bir hazırlık sürüyor. İtalya' ya giden birkaç arkadaşımdan adını duymuştum. Özellikle mozzarella barda birşeyler yemek için sabırsızlanıyorum.

Değişik tatları ve lezzetleri hep merak etmişimdir ve Mozzarella Bar'ıyla ün yapmış bu restoran nasıl bir yer diye biraz araştırdım...



Obika Mozzarella Bar
Kurucusu
İtalyan Silvio Ursini, Washington DC'deki Georgetown Üniversitesi'nden mezun olan ve dünyaca ünlü Bulgari markasında yaratıcı yönetmen olarak dünyayı dolaşmış. Ursini'de küresel bir bakış açısı ve duyarlılık var, ama ülkesinin geleneksel tatlarına da aşık bir insan. Bulgari için dünyayı geziyor ve Japonya'ya gidiyor. Oradaki sushi restoranlarındaki titizliğe, işin duygusuna, sunumuna ve o seromaniye hayran kalıyor.

İşte o anda şimşek çakıyor ve bizimde enfes tatlarımız var ama biz neden böyle sunmuyoruz diyor. ''Onların sushi'si bizimde mozzarellamız var'' diyerek iki kültürü biraraya getirerek kendi markasını kurmaya karar veriyor ve Bulgari'yi bırakıyor.

Daha sonra kafasındakilerini uygulamaya koyuyor ve İtalyan lezzetlerini Japon titizliğiyle ve stili ile sunan, bugün dünyanın en ünlü ve en iyi mozzarellalarını tadabileceğiniz Obika 'yı kuruyor.
Obika'da sadece mozzarella yok tabiki,
İtalyan mutfağına ve sadece Obika'ya özgü organik salatalar (özellikle domateslerinin harika olduğunu öğrendim), bufalo etleri, risottolar, sadece Türkiye'ye özel pizzaları, ve tabii ki Mozzarella Barı... birde şarapları da güzelmiş, yemekten sonra tatlı sevenleri unutmamışlar ve geleneksel tarifli tiremusu başta olmak üzere hiç bir yerde tatmadığınız tatlıları da menüde mevcut.


Sıcak, samimi, özen ve kalite düşkünlerine hitap edecek bir yer olacağını düşünüyorum şimdiden.
Unutmadan Obika Türkiye web sitesi de açılmış :) bir göz atın: www.obika.com.tr

Like Alana Kombin Bedava'' LIKE-O-METRE''

Jeanslap Mağazalarından Süper Eğlenceli Bir Yarışma !

Kombinini Yaptın Mı?
En Çok Like Al, Giydiklerin Senin Olsun !
5 Kasım-31 Aralık tarihleri arasında Jeanslap mağazalarında yapılacak yarışmaya katılmak için yapılması gerekenler çok basit ve kolay...
  • Önce en yakın Jeanslap mağazasına git.
  • En beğendiğin kıyafetlerle kombinini oluşturup fotografını çektir.
  • www.jeanslab.com.tr'ye gir, facebook bilgilerinle bağlan, fotografını yükle.
  • Fotografını arkadaşlarınla paylaş, oyunu arttır ve kazanma şansını yakala

Jeanslap mağazaları nerlerde var diye düşünüyorsan ve daha detaylı bilgi için buraya göz at JEANSLAP

9 Kasım 2010 Salı

Stil Sensin !


STİLİNİ YANSITAN ARZU OBJENLE BİRLİKTE FOTOĞRAFINI ÇEK, www.trendyol.com/sen’e YÜKLE, KAZANAN SEN OL!


Seçkin markalara kolaylıkla ulaşım sağlayan trendyol, stilinizi yansıtan arzu objenizi soruyor ! Ayakkabı, elbise, aksesuar veya dış giyim… Sizin stilinizi hangi arzu objeniz belirliyor? Arzu objenle birlikte fotoğrafını çekerek www.trendyol.com/sen’e yükle, kazananlardan biri de sen ol…


Her gün yeni bir marka ve mağaza ile lüks kavramını Türkiye geneline yayan trendyol.com, moda takipçilerinin stillerini soruyor... Modayı takip eden, trendlere uyarak stilini oluşturanlar veya modaya birebir bağlı kalmadan kendi modasını yaratanlar… Stil sahibi olan herkes trendyol.com’da buluşuyor.04 Kasım 2010 itibariyle www.trendyol.com/sen’e girerek katılım formunu dolduran, “işte benim stilim” diyerek arzu objesiyle fotoğrafını siteye yükleyen herkes yarışmaya katılabiliyor. Yarışma ayakkabı, elbise, aksesuar (şapka, gözlük, eldiven, çanta), dış giyim (trench coat, mont, etc) kategorilerinde düzenleniyor.

Arzu objesi ile birlikte kendi fotoğrafını siteye yükleyenler arasından yapılacak juri oylamasında, her kategoriden bir kazanan seçilecek. 30 Kasım 2010tarihinde toplanacak olan juride moda ve iş dünyasının sevilen isimlerinden Demet Mutlu, Deniz Marşan, Hande Ataizi, Yalçın Ayaydın, Begüm Tekin, Nihat Odabaşı, Sedef Orman ve Seda Domaniç bulunuyor. Jüri oylaması sonucunda kazananlar www.trendyol.comdan 1000 TL değerinde hediye çeki kazanırken Vogue Ocak sayısında yer alacaklar…

Stillerin birbirleri ile yarışacağı yarışmaya katılanları trendyol.com ziyaretçileri de oylayabilecekler. 30 Kasım 2010 tarihine kadar dört kategoride ziyaretçiler tarafından en çok oy alan katılımcılar da trendyol.com’dan 1000TL’lik hediye çekinin sahibi olacak.

5 Kasım 2010 Cuma

2011 Sonbahar - Kış Modası ''Militer Geçit''

2010/2011 Kış Modasından sevgiler...

Geçen sezonların tersine, bu yıl stil çok vurgulanmıyor ve sadece detaylarla ortaya çıkıyor.Bu trendin en önemli oyuncuları olarak haki renk, bele oturan bol düğmeli ceketler ve cepli pantolonları sayabiliriz.

Ayrıca şık bir elbiseyi bile kahverengi bootie'ler ya da kalın kemerlerle birleştirerek bu modayı rahatlıkla uygulayabileceğinizi unutmayın.




3 Kasım 2010 Çarşamba

H&M 6 Kasım'da Açılıyor

H&M ve Lanvin ortaklığındaki merakla beklenen ilk tasarımlar görücüye çıktı.Tasarımlarda Lanvin'nin etkisi bariz ortada...

Bu muhteşem tasarımlardan çok fazla adette olmayacağı için bayanlar ve baylar, sanırım bunuda duymayan kalmadı ama :) yinede yazmakda fayda var.

H&M 6 Kasım'da Forum İstanbul'da açılıyor...
Daha sonra ise Aralık'da İstinye Park'da yerini alacak.Böylelikle ''ooofff Forum İstanbul'a kim gidecek'' diye söylenmekdende kurtulacaksınız.





















2 Kasım 2010 Salı

Retro Moda '''One Lovely Blog Award''

Dün öğrendiğim haberle çok sevindim.

Severek takip ettiğim ve çok sevimli bir blog olan Missoorange' dan ''One Lovely Blog Award'' blog ödülünü aldım.
Çok sevindim ve kendisine çok teşekkür ederim.


1 Kasım 2010 Pazartesi

Makaron ''Ladureé''

Dünyada çikolatadan daha çok haz veren bir tat olmayabilir, ama çikolataya eş değer olanlar var.Tabiki akla seks gelecektir :) Makaron'da bunlardan biri.

Isırdığınız an çıtır çıtırdır, ortaya yaklaştıkça yumuşar ve aniden aradaki kremanın tadı ağzınıza yayılır.Görüntüsüde tıpkı ülkesi Fransızlar kadar zariftir.Renkleri, küçüklüğü, yuvarlaklığı sayesinde masallardaki tatlıları andırır.

Yapımı basit gibi görünür ama doğru mutfak aletini kullanmadığınız zaman bile kıvamı bozulur, çatlar.Bu yüzden de her yerde gördüğünüz minik, sevimli tatlıları makaron sanmayın, dünyanın en eski ve en ünlü makaroncusunun İstanbul'da açılmasını bekleyin.

Önce Bebek'de daha sonrada İstinye Park'ta açılacak olan Ladureé'de tarifler ve kullanılan malzemeler o kadar önemli ki; Beyrut'tan Milano'ya bütün şubelerinde satılan makaronlar Paris'ten gönderiliyor.Merak etmeyin, yolculuk onların tazeliğini bozmuyor.Makaronların sunumuda en az kendileri kadar özel.Muazzam şık ve sade kutuların temaları ise sürekli değişiyor.2004'te Christian Lacorix, 2005'te Sonia Rykiel, AnnaSui, 2009'da Christian Louboutin, Disney ve Swarovski hem bu özel kutuları hem de makaronları modanın bir parçası haline getirdi.

Hatta bu özel tatlılar o kadar çok ilgi çektiki Marie Antoinette filminde renk renk makaronlar kullanıldı.

Değişen kutulara rağmen, ilk açıldığı yıl olan 1862'den beri bütün Ladureé şubeleri (Paris'te altı butik,Milano,Tokyo,Zürih,Duplin,Nagoy,Monaco ve Londra'da şubeleri var.) aynı havada dekore ediliyor.

Kendinizi Paris'te Gibi Hissedeceksiniz

Kasımın ikinci haftası Bebek'te açılacak ilk Türkiye şubesi de diğerlerinden farklı olmayacak.Henüz tamamlanmasada vitrini, kapısı, duvarları insanı Paris'e götürmeye yetiyor.Hani Sex&The City dizisinin final bölümünde Carrie'nin aşk acısıyla gittiği yer var ya; onun küçük versiyonunu düşünün...

Kasım ayı Ladureé'nin olacak.Ladureé'de sadece makaron yok elbette.Mesela milföyü de çok ünlüdür ama ilk etapta İstanbul'da milföy olmayacak.Fakat muhteşem kokulu mumuları, güzellik ürünleri, ev aksesuvarlarıyla tanışabileceğiz.Sık sık farklı ünlü tasarımcılarla çalışan ve değişik makaron kutularıyla konuşulan marka, yılbaşı sezonu için adı şimdilik yıl başı için adı şimdilik saklanan ''çok çok ünlü bir tasarımcı'' ile iş birliği yapmış.

Yani açılınca bir heyecanla önünde kuyruk oluşacağını tahmin ettiğimiz minik makaron dükkanını uzun süre boşbulmak pek mümkün olmayacak gibi görünüyor.

Paris'te Nasıl Peki, Macaroon’lar aromalarına göre renk renk Ladurée’nin tezgahını ve vitrinini süsler her zaman. Pastanenin önünden öylece geçip gidemezsiniz. Zaten önce kalabalığı fark edersiniz önündeki. Kuyruk her daim vardır. Hem pastanede oturmak için hem de paket paket macaroon almak için bekleyen insanları hep görürsünüz. Turist de değildir çoğu. Turistler, o kalabalıkta 45 dakika beklemeye tahammül edemezler genelde ve önünde resim çektirirler.

Ladureé makaron kutularının koleksiyonlarını yapanlar bile var.Geçen yıl Sevgililer Günü döneminde Yazbükey bu marka için kutular tasarlamıştı.Markanın Yazbükey dışında Türk tasarımcılarla çalışması da an meselesi...

Peki Ladueé Kimdir,1862 yılında Güney Fransa’lı Louis Ernest’in Paris, Rue Royale’de bir fırın açmasıyla başlamış. Opera bölgesinin önem kazanmasıyla 1871′de pastane & çay salonuna dönüşmüş. Pastanenin tavan dekorasyonu ressam Jules Cheret imzası taşıyor. Servisler, sütlük, demlik gümüştür. İnsan kendini zamanda geriye gitmiş gibi hisseder. Garsonlar biraz suratsız ve sabırsızdır bu arada. Çay salonunda oturursanız yanlışlıkla, bir Fransız asilzadesi ağırlığı gelir üstünüze. Öylece oturur kalırsınız. Sesiniz çıkmaz bir süre, hayran hayran etrafı, duvarları, insanları seyredersiniz.